Kızılcahamam Belediye Başkanı Çoşkun Ünal
“Seneye Kızılcahamam'a
herkes güller arasında
gelecek inşallah.”
Sırrı Er: Bugün Kızılcahamam Belediye Başkanı Coşkun Ünal Beyefendi ile birlikteyiz, kendisi ile bir söyleşi yapacağız. Başkanım önce kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
Coşkun Ünal: 1966 yılında Kızılcahamam'ın Akçakese Köyü'nde doğdum. İlkokul üçe kadar köyümde okudum. Dördüncü sınıftan itibaren Kızılcahamam'ın Orhangazi İlkokulu'nda okudum ve oradan mezun oldum. Ortaokulu Hüseyin Kızılırmak Ortaokulu'nda, liseyi Kızılcahamam Lisesi'nde okudum. Daha sonra okumadık, okuyabilirdim aslın-da, ben Boğaziçi'nin Tarih Bölümünü kazanmıştım, ama okula kayıt olmak için gitmedim. Demek ki o zamanki akılla şim-diki akıl çok farklı, şimdiki aklım olsa iki tane üniversite bitirir-dim, dört tane dil öğrenirdim. O zaman kolayımıza gelmiş, okumak istemedik, ticaret yapmaya başladık Siyasi hayatımıza gelince; 1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisi'nde ilçe sekreteri olarak göreve başladım. 1996'da ilçe başkanlığını bize gayr-ı resmi olarak verdiler. 1997'de resmi olarak ilçe başkanı oldum. 1999 yılında il genel meclisi üyesi oldum. 1 yıl il genel meclisi üyeliği yaptım, istifa ettim. O zaman il genel meclis üyeleri el kaldırır el indirirdi, tabi şimdi değişti, bütçe arttı, yetkileri arttı. 2004 yılında Kızılcahamam Belediye Başkanlığına aday olduk, kazan-mak nasip olmadı. 2009 yılında tekrar aday olduk, nasip oldu. Kendisini Kızılcahamam'a adamış, Kızılcahamam sevdalısı, Kızılcahamam'ı iyi tanıdığını söyleyen bir insanım.
Sırrı Er: Başkanım, çiçeği burnunda bir belediye baş-kanısınız, görevi devraldığınız gün neler hissetmiştiniz?
Coşkun Ünal: Ben bu seçimde çok rahattım, içimde bir endişe yoktu. Çünkü takip ettik, hiç sıkıntım olmadı. Bütün arkadaşlara söyledim, “gayet rahat olun, biz seçimi kazanacağız” dedim. 2004 yılında biz seçimi kaybettik ama seçimi kaybettiğimiz akşam bile biz hayırlı olsun olgunluğunu gösterip herkese teşekkür edip helallik istemeye gittiğimiz zaman seçimi kazan-mıştık biz. İnanmak lazım, nasip işi bu, nasip olmazsa bu olmaz. Biz sadece dedik ki “biz eksiklikleri çok iyi biliyoruz, biz çalışacağız çabalayacağız, biz Kızılcahamam'ın derdini biliyoruz. Bunları biz çözeriz, biz tabandan geliyoruz, halk içinden geliyoruz, anamız turp babamız şalgam” dedik. Ben birebir çalıştım. Her evi tek tek dolaştım, herkesle paylaştığımız bir şeyler var, gezdik dolaştık, kendimizi ifade etmeye çalıştık, onlar da bize inandılar, güvendiler, seçtiler. O-nun için gayet rahattım, kazana-cağımı da çok net bir şekilde biliyordum, zaten kamuoyu an-ketleri yaptırıyorduk, yanıltma-dılar.
Sırrı Er: Başkanım, nasıl bir be-lediye devraldınız?
Coşkun Ünal: Ben çok kötü bir belediye devraldım. Eski başkanın en çok şikayet ettiği şey daha önceki belediye başkanımız Salih Bey'di. Salih Bey'den belediyeyi 7 trilyon 840 milyar lira borçla devralıyorsun, bunun aksini kimse iddia edemez, kayıtlarda mevcut. Geldiği günden gittiği güne kadar her ağzını açışında “şu kadar borcumuz var, bu kadar borcumuz var” dedi, aradan 5 yıl geçti, 32 trilyon lira net borç bıraktı, faiziyle beraber 36 trilyon lira. 8 trilyon borçla devralıyorsun, 36 trilyon ile devrediyorsun, ne yaptın, ne yapıldı? Kızılcahamam'a yapılan gözle görülür bir yatırım söyleyin bana. Herkesin dediği şu: Alta yapıldı, alta yapıldı. Beş yıl bu ilçenin anası ağladı, beş yıl ilçeye tozdan topraktan girilmedi.
Sırrı Er: Başkan olduktan sonra yaptığınız ilk icraatlar neler oldu?
Coşkun Ünal: Teker teker sayayım, benim daha evvel kafamda oluşturduğum şeyler vardı, mesela Kızılcahamam'ı tanıtma ihtiyacı vardı, bunun için önce Kızılcahamam'ı güzel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kızılcahamam'ı, Ankara girişinden İstanbul girişine kadar boydan boya orta refüjü Kızılcaha-mam'ın girişine yakışır bir hale getirmek gerekiyor. Orayı yeşillendirdik, ağaçlandırdık oraya bizim simgemiz olan bir kubbe koyduk. İkincisi, kanalizasyonu şehir merkezinde bitirdik çok riskli olmasına rağmen bitirdik üçüncüsü, bize asfalt haram dedik, yollar nakış nakış işlendi, adım adım Kızılcahamam'ın her tarafını taş yaptık. Kaplıcalarımızı komple kapattık ki ortalaması 731 idi biz bunu 2500' e çıkarttık. Kaplıcaları komple tadilattan geçirdik, yeniledik, pırıl pırıl kaplıcalar yaptık yüzümüzün akı olsun diye, kaplıcaların arkasındaki o harabe alanı komple ortadan kaldırdık Kaplıcadan daha büyük bir inşaat yaptık, çamaşırhanesini, bütün jeneratör dairesini, soğutma hollerinin hepsini kaplıcaların üzerine aldık, arka tarafındaki boş alanı çıkarttık, 9 tane jakuzi yaptık. Orada bir otel vardı, çürük raporu alınmış, bir sürü sıkıntı vardı, oteli hemen yıktırdık, oraya park yaptık, arka tarafına 34 tane ev yaptırdık misafirlerimizi ağırlamak için, misafirler derken ticari olarak söylüyorum, dışarıdan gelenleri kastediyorum. Aşağıda yüzme havuzu yaptırdık ki bitiyor Kızılcahamam'ın ihtiyacı vardı. Düğün salonunu bitirdik. Boş bir salon bırakmışlar bize, devasa bir binayı yapmışlar, ne yapacaklarını kendileri de bilmiyorlar.İçi boş, dışı boş, her tarafı boş bir düğün salonu. Bina bitirilmiş ama içine ne yapılacak, buraya ne koyacaksın, yok bir şey, yok ya, şaşırdım kaldım, ne oldu ama, açtırdık altını, üstünü düğün salonunu açtırdık, termi-nali bitirdik, şimdi inşallah kreşi yaptırıyoruz orada. Alt tarafında oyun salonu yapılacak, sinema yapılacak, fitness center yapı-lacak, özürlülerimiz için lokal yapılacak, hanımlarımız için emeklilerimiz için lokal yapıla-cak, etrafını güzelleştirdik. Şimdi insanlar Kızılcahamam'a girişte çıkışta pırıl pırıl bir Kızılcahamam'la karşılaşı-yorlar, pırıl pırıl derken toz görürsünüz şimdi, toz mecburi-yetten, zaten biz burayı boydan boya yıkayacağız pırıl pırıl olacak. Seneye inşallah Kızıl-cahamam'a herkes güller ara-sında gelecek. Kızılca-hamam'da otobüs sorunu vardı, küçük arabaların hepsini kaldırdık, hepsini büyük araba yaptırdık Kızılcahamam'da ekmek 750 bin liraydı ekmeğin fiyatını düşürdük, sosyal faaliyet adına bir tane organizasyon yoktu, festival adı altında cumartesi günü sayısal gece çekilişi, pazar günü sirk yapıyorlardı. Biz bu sene gelir gelmez bağış evini yaptık 3 Mayıs'ta, arkasından uçurtma şenliği yaptık, arkasından muhteşem bir Kur'an tilaveti yaptık 5 Temmuz'da. Geleneksel hale getireceğiz. Beş gün süren dolu dolu bir festivali yaptık Tarihinde ilk defa Kızılcahamam 34 tane baş pehlivanın katıldığı bir güreş gördü, festival yaptık nihayetinde kültür sanat festivali. Nostalji yaşadık, herkes açık havada sinema seyretti yedi gün. Kıbrıs günleri yaptık, dün akşam Kıbrıs'a üniversite kazanan otuz öğrencimizi gönderdik bir haftalığına.Yarın da Kıbrıs'tan bize gelecek bir sürü insan, hem ticari amaçlı hem gezi amaçlı.
Sırrı Er: Yani öğrenciler hiç masraf yapmadan Kıbrıs'ı gezip gelecekler.
Coşkun Ünal: Tabi tabi, mesela 300 kişi göndereceğim, bak dün 30 kişi gönderdim Kasımın 15'ine kadar göndereceğiz, sadece şu, bize maliyeti ne olur, 5 milyar lira olur, Taş ucuna gidecekler, feribota binecekler, başka bir şey değil, bunu da biz karşılayacağız inşallah. Kızılcahamam Belediyesi ilk defa iftar çadırı kuruyor, ramazan boyunca günlük ortalama 400 kişiye yemek veriyoruz Kızılcahamam'da tarihinde ilk defa ramazan geceleri yapılıyor. Sosyal faaliyet adına ne varsa, biz insanlarımızı mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz, çalışıyoruz, bunu hem kim yapıyor, iktidar olmayan birileri yapıyor, biz yapıyoruz, ha biz bunu nasıl yaptık, alacaklarımızın peşine düştük, ona koştuk, % 34 olan su tahsilat bedelini % 95 e çıkarttık
Sırrı Er: Başkanım, yapmak istediğiniz önemli plan ve projeleriniz nelerdir?
Coşkun Ünal: Şimdi ben şunu söyleyeyim, ben Kızılcahamam'ı içimde yaşayan biriyim. Çok farklı bir Kızılcahamam var içimde. Biz bunları hep yaşayarak göstereceğiz, bak ben size söyle söyleyeyim, yapılamaz denilen şeyleri kırdık biz Kızılcaha-mam'da, halkın içerisinde gezer-seniz bunu görürsünüz, halkın en azından bundan sonra geleceğe ümitle bakmasını sağladık, ha dediler ki yapar, çünkü kimsenin inanmadığı şeylerdi bunlar. Demek istediğim şu; benim için en önemli olan taraf, halkın bundan sonra geleceğe ümitle bakma şansı var, ümitle bakıyor. Kızılcahamam Türkiye'de, dünyada eşi benzeri olmayan tek ilçe, ben bunu iddia ediyorum. Kızılcahamam Türkiye'nin termal cenneti olacak. Kızılcahamam Türkiye'nin kongre merkezi olacak. Kızılcahamam Türkiye'nin tek tescilli jeoparkı olacak, çünkü içindeki nimetler dünyanın hiçbir yerinde yok. 48 bin küsür farklı bitki türünü, dünyanın hiçbir yerinde olmayan dört farklı suyu (kaynak suyu, termal su, maden suyu, acı su, termal suyuyla maden suyu karışımı) şu güzelim doğayı, 5 milyon nüfuslu Ankara'ya 45 dakika uzaklıkta ve bozulmamış, dünyanın en asil insanlarının yaşadığı, saf, hakkını alamayan, hep ezilmiş, hep üzülmüş, öz be öz Türk insanının yaşadığı bir Kızılcahamam. Bu özellikler nerede var? Dünyanın hiçbir tarafında yok, biz bunları harekete geçireceğiz, yapılır mı yapılır, olur mu olur.
Sırrı Er: Başkanım, size göre Kızılcahamam'ın en belirgin sorunları nelerdir?
Coşkun Ünal: Kızılcahamam'ın en belirgin sorunu şu, (benim sorun olarak gördüğüm falan yok da) demin anlattığım, halkın inancı,güveni meselesiydi, biz onu kırdık, ben inanıyorum ki inandıktan sonra yapamayacağınız hiçbir şey yok. Halk şuna inanmalı “benim ilçemde gerçekten bunlar varmış, ben ilçemde bunlara sahip çıkarsam biri bana ön ayak olur, bunları ortaya çıkartırsak bizim geçim kaynağımız ortaya çıkar. Şimdi bize gelen eleştiri şu: Siz beş ayda bunları yaptınız, beş yıl ne yapacaksınız? Burada iş bitmez, Kızılcahamam'da 5 yıl değil 50 yıl iş bitmez, bizim yapacağımız iş Kızılcahamam'ın master planını çıkarmak. Kızılcahamam'ın şehir planı çok kötü, 1984'ten sonra Kızılcahamam katledilmiş, en azından bu durumu koruyup karşıyı imara açıp orada düzenli şehirler, düzenli yaşam alanları ortaya çıkartmak lazım.
Sırrı Er: Başkanım, çocukluğunuz ve gençliğiniz Kızılca-hamam'da geçmiş, o yıllarda hiç aklınıza gelir miydi, buranın Belediye Başkanı ben olacağım diye?
Coşkun Ünal: Çocukluğumda gelmemiştir aklıma ama gençliğimizde hayal etmişizdir. Şimdi şu var; biz protokoller zincirini kırdık, bizim burada yaptığımız her etkinlikte protokol olmadı, hiçbir şekilde protokol yok bizde. Demek istediğim şu: Asil olan kim? Bizi buraya getirenler, asil onlar. Biz hizmetkarız, (eliyle duvardaki resimleri göstererek) bak şurada kaç tane Belediye Başkanı var? 15 tane, hepsi bu, 16.sı benim. Cenabı Allah bana en büyük şerefi lütfetmiş, kendi memleketime hizmet etmek, hizmetkarlık yapmak, ha bu bana yeter biz onun için çalışacağız.
Sırrı Er: Başkanım, eşiniz ve çocuklarınız hakkında bilgi verir misiniz? Eşiniz nereli? Ne zaman evlendiniz? Çocuklarınız nerede okuyorlar?
Coşkun Ünal: Eşim Çamlıdere'nin Elmalı köyündendir. Ev hanımıdır.18 Haziran 1994 tarihinde evlendik. 4 tane çocuğum var Büyük oğlum Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine gidiyor. Kızım lise ikinci sınıfa gidiyor. Ortanca kızım orta bire gidiyor, küçük kızım ilkokul dördüncü sınıfa gidecek bu sene, yani onları 2004 seçimlerinden sonra Ankara'ya götürmüştük, orada okuyorlardı ama şimdi tekrar getirmek zorunda kaldık, hepsi buradalar, inşallah burada bu sene okula başlayacaklar.
Sırrı Er: Söyleşimize son verirken, hemşerilerinize söylemek istediğiniz mesajlar ve onlardan beklentileriniz var mı?
Coşkun Ünal: Biz bütün esnaf guruplarıyla geldiğimiz günden beri toplantı yapıyoruz, oturduk konuştuk. 45 günde bir halk meclisi yapacağımızı, mesela bizim kendi belediye sitemizde direk başkana yazılan mesaj var, kendim okurum, başkası okuyamaz, hepsini de cevaplarım. Biz bunlarla sürekli sorunları paylaşırız, sıkıntı varsa açıktan söyle, yani burada bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yok, Allah'a şükür alnımız açık, herkese her hesabı veririz, hiç saklamadan gizlemeden, eşime iş verdim dostuma iş verdim diyebilirim, hiç sıkıntım yok bu benim asli görevim. Her şey açık, yani eğer şunu da söyleyeyim derler ki kendi tanıdığı adama iş vermeye çalıştı, tabi kendi tanıdığım adama iş vermeye çalışacağım, onu vermesem ben zaten nankör biriyim demektir. Herkesi kucaklayacağız, bizim herkese bir sevgimiz var, bize inansın güvensin yeter, yani dedikoduyu bırakalım, kimse içinden karnından konuşmasın, açıkça söylesin, bizden cevabını alır. Biz istediğimiz kadar çalışalım istediğimiz kadar başarılı olalım, eğer halk olaya sahip çıkmazsa başarılı olma şansımız yok. Kızılcahamam'ı çok iyi günler bekliyor. Bizim hemşerilerimizin hepsinden Allah razı olsun. Onların inancı bize güç verdi, biz taraflı tarafsız herkesin bu şekilde bize inandığını görüyoruz, çalışıyoruz da. Cenabı Allah inşallah bizleri muvaffak edecektir.
Sırrı Er: Başkanım bu güzel söyleşi için teşekkür ediyoruz ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz..
Coşkun Ünal: Ben de size teşekkür ederim.
