ESYAV

Kızılcahamam-Çamlıdere

Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı.

2009 Mart-Nisan Bülteni


ESYAV BÜLTENİ

 


"Vakıflar, yöneticilerine Allah'ın birer emanetidir. Emanete ihanet ise büyük günahlardandır. Vakıf yöneticilerimizin bu güne kadar olduğu gibi bundan böyle de vakfımızın hizmetlerini gönüllülük bilinci içinde, maddi, manevi özverilerle geliştirip genişletmelerini ümit etmekteyiz. Çalışmak bizden başarı yüce Allah'tandır.

ESYAV'ın kuruluşundan günümüze kadar vakfımıza hizmet verenlere uzun, sağlıklı ve mutlu ömürler dileriz. Ölenlere yüce Allah'tan rahmet niyaz ederiz."

                             Kemal Güran

"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." Hadisi şerif

Vakfımız, Yüksek öğrenim öğrencileri burs ödemeleri için yardımlarınızı bekler.

Hesap Numaramız:

Türkiye Vakıflar Bankası 00158007285346288 nolu hesap.

"Hayır işleyiniz ki, kurtuluşa eresiniz." Ayet-i Kerime

www.esyav.com ziyaretçi sayısı

Online ziyaretçiler

Dr. Ahmet ACAR

Jeoloji Yüksek Mühendisi

Taşlardaki Sağlık Sırları

Değerli taşlarla tedavi ve taşların insanlar üzerindeki etkileri, Türk kültüründe pek bilinmeyen ancak; diğer medeniyetlerde yaygın bir şekilde kabul edilmiş ve zamanımızda araştırmalara konu olmuş bir kültürdür. Türk ve İslam kültüründe yer almadığı değil; bunun günümüz insanı tarafından pek bilinmediği düşünülmektedir. Bu konuda Mevlana'nın Mesnevi'sinde, tasavvuf ile ilgili bazı eserlerde ve daha pek çok eserde taşların etkilerinden bahsedilmiştir.
Değerli taşlar, renkleri ve göz alıcı parlaklıkları nedeniyle ilk çağlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. O zamanlarda bile insanlar için her değerli taşın özel bir anlamı vardı. Örneğin; Kızılderililer, üzerinde turkuaz taşıyan kişilerin kemiklerinin kırılmayacağına inanırlar ve savaşta bu taşı kalkanlarının üzerine işlerlerdi. Turkuazın, Aztek kültüründe de önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. Aztekler bu taşı kötü etkilerden korunma amaçlı olarak kullanmışlardır. Yine kızılderili kültüründe, yosun akik taşının susuzluğu giderdiğine inanılır ve bu amaçla kullanılırdı. Eski Yunanlar'da, ametist taşının insanları sarhoş olmaktan koruduğuna inanılır ve kadehler ametistten yapılırdı. Negatif elektrik yükünü ayaklardan toprağa geçirdiğine inandıkları için halen Hindistan'da kadınlar ayak parmaklarına obsidiyen yüzük takmaktadırlar. Çok daha eskilere gidersek, efsane şehir Atlantis'te enerji elde etmek için kuvars kristallerinden faydalanıldığının söylendiğini de görürüz. Geçmişte elmastan daha çok aranan ve istenen, özellikle Araplar'ın favorisi olan zebercet taşı (Olivin (peridot) denilen magmatik kayaçın şeffaf sarı ve açık yeşil renkli türü.), karanlık yerlerden geçerken duyulan korkuyu yenmek için takılırdı. islam kültüründen bir örnek vermek gerekirse, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin Marifetname'sinde, "...Ona yakın olanı ise zümrüt cevheridir. Ona bakanın gözü nur, gönlü, sürur bulur. Saçtığı şuadan yılan kör olup, onu taşıyandan kaçar. Zümrütün fayda ve hususiyetleri pek çoktur. Lakin biz burada kısa kestik" şeklinde değerli taşlardan bahsedilmektedir.
Değerli taşların etkileri hakkındaki eski bilgilere baktığımızda, bunun sadece batıl inançlar olduğu düşünülebilir ki, bir kısmı -mesela kemiklerin kırılmaması ile ilgili olan efsane- belki de öyledir. Ancak; düşünüldüğünde kolayca fark edileceği gibi, bu tür inançların pek çoğu insanların deneyimlerine dayanmaktadır: Eğer ametist kadehten içki içip de körkütük sarhoş olan biri olsaydı, ametist ile ilgili böyle bir hikaye de olmazdı. Ya da, Kızılderililer gerçekten susuzluklarını gideriyor olmasaydı, "bu susuzluğu gideriyor" diyerek yosun akik kullanmazlardı. Sonuçta, insanlar etkisini görmedikleri halde "bu böyleymiş" diyerek bir inanca katılmaz ve onu uygulamazlar. Böylece değerli taşların etkilerinin ilk olarak, "insanların deneyimleriyle" fark edildiği bilinmektedir. Deneyimler sonuçlarının kesinliği itibariyle değerli bilgilerdir. Bilimsel açıklamalara geçmeden, deneyimler bilimin henüz ispat edemediklerini de göstermesi açısından da önem arz etmektedir. Şöyle bir soru sorarak kendimizi rahatlatabiliriz. Bilim ispatlayamasaydı yerçekimi olmayacak mıydı? Yine de olaya bir de bilimsel yönden bakacak olursak: Taşın insana nasıl etkisi olacak diyebilirsiniz. Ne yenir ne içilir, bir taş nasıl fayda verebilir? Oysa ki düşündüğümüzde, yemediğimiz içmediğimiz pek çok maddenin, olumlu ya da olumsuz, bizi oldukça ciddi olarak etkilediğini biliyoruz. Televizyon, monitör, cep telefonu, yakındaki bir baz istasyonu... Düşündünüz mü hiç; bunların hiçbiri bedeninizle temas halinde olmadığı halde sizi nasıl etkileyebiliyorlar? Sadece genel olarak çoğunluk tarafından bilindiği için bunları örnek verdik. Manyetik alanlarından etkileniyoruz diye düşünmeniz doğrudur. Canlı ya da cansız, herşeyin, ve elbetteki taşların da bir enerji alanı vardır ve enerji alanları kesişen herşey birbirini etkiler.

Fiziksel formlarımız aslında, eskiden zannedildiği gibi maddeden değil, enerjiden oluşmaktadır. Madde olarak bildiğimiz tüm üç boyutlu formlar, belirli hızlarda titreşmekte olan enerjilerdir ve her madde bir diğerini enerjisiyle yani kendi varlığıyla etkiler. Aynen bir taşı suya attığımızda yayılan küçük dalgaların diğer dalgalarla rezonansa girmesi gibi, taşların taşıdığı enerjiyle insanların taşıdıkları enerji de kesişmekte ve bu şekilde enerjiler birleşerek, bahsedilen etkiler ortaya çıkmaktadır. Acaba bu etkilerin, inanmakla bir ilgisi var mı? Size kuvars kristalinin verdiği enerjiden bahsedilse ve siz de bu etkiyi yaşasanız, yine de bunun "inandığınız için" olduğunu düşünmeniz mümkündür. Ancak bitkilerde böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Bitkiler "öyle olduklarına inandıkları için" kristalin etkisini hissedebilirler mi? Kristal Mucizesi adlı kitabın yazarı Edmund Harold kitabında bahsedilen aşağıdaki deney bu konuda bir fikir vermektedir. "Bir kadın, daha sonra bahçesine dikebilmek için, birkaç limon otuna kök saldırmaya çalışıyordu. Onu su dolu bir kaba yerleştirerek, kabı güneşli bir pencere çıkıntısına koydu; ancak ot çok az bir gelişme göstermişti. Kadına, kaptan beş-on cm. uzaklığa yerleştirilecek bir kuvars kristalinin gelişimi uyarabileceğini söyledim. Dediğimi yaptı, kristali pencereden iyice uzağa yerleştirdi. Bitki o sırada ışığa doğru eğilmiş, güneşin yaşam verici ışınlarını massetmeye çalışıyordu. Birkaç gün içinde bitki gelişme modelini tersine çevirerek, güneşe sırt çevirip kuvars kristaline, onun uyarımına yöneldi. Daha da önemlisi, kadının büyük bir hoşnutlukla tanık olduğu gibi, büyümeye başladı".
Günümüzde de mineralli taşların gizli bir güç taşıdığına inanan insanların sayısı hızla artmakta ve birçok taş fiziksel ve zihinsel hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Taşlar tedavi yöntemi olarak kullanılmanın dışında zihinsel yetenekleri geliştirmek, ruhsal gelişime yardımcı olmak, pozitif enerjileri çekmek ve sezgileri güçlendirmek gibi bir çok amaçla da kullanılmaktadır. Her taşın ayrı bir özelliği vardır ve istenen konularda bu taslar takı olarak takılarak, evde bulundurularak yada sürekli üzerde taşınarak kullanılmaktadır. Taşlarla tedavi alternatif tip alanının içindedir ve tıbbi tedaviye destek olmaktadır. Bazı değerli ve yarı değerli taşların özellikleri aşağıda verilmiştir:


Taşlar ve anlamları;

Ametist: Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Göz hastalıklarına, alerjiye, migren ve diğer baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü toplayarak beyin gücünü yükseltir.
Kantaşı: İnsanı zayıflık ve cesaretsizlik duygularından kurtarır. Kendisini taşıyan kişinin kendisiyle ilgili duyduğu kuşkularını yok etmesine yardım eder. Anlayışı ve hafızayı kuvvetlendirir. Duygusal ve zihinsel engelleri ortadan kaldırır. Para getiren bir taş olduğu söylenmektedir.
Obsidyen: İçinizdeki olumsuz düşünce ve duyguları güçlendirerek, onları fark etmenizi sağlar. Hatırlamak istemediğiniz anılarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur. Böylece olumlu duygularınız harekete geçer. Bu özellikleri nedeniyle kendinizi gergin hissetmenize neden olabilir. Fakat, içinize korkusuzca bakabildiğinizde olumlu değişikliklere adım atabileceğiniz için, herkesin ihtiyacı olan bir taştır. İçinizdeki ışığı fark etmenizi sağlar.
Garnet : Kırmızı renkli olanı Lâl Taşı olarak da bilinir. Geçmişi hatırlamaya yardımcı olur. Hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın, kristal kuvars ile birlikte kullanımı etkisini artırır. Hayal gücünü kuvvetlendirir. Heyecan ve boşluk duygularına kapıldığınızda, dengenizi korumanıza yardımcı olur. Dinginlik hissi verir. Böylece yapmanız gereken işlerin üzerine sırayla ve yavaşça gitmenizi sağlar ve kapasitenizin arttığını hissettirir. Kendinizi kabullenmenizi sağlayarak sizi korur. İşlerinizi tamamlamanız için gereken canlılığı ve zindeliği sağlar. Sevgi ve şefkat duygularını güçlendirir. Tutku ve cesaret taşıdır. Yatak veya yastık altına koyulduğunda karabasanlardan korunmayı sağlar.
Agat: Uzun ömür ve mutluluk simgesi. Günlük stresleri atar.
Firuze (Turkuaz) : Nazara karşı iyi gelir. Olumsuzu olumluya çevirir, bilinci genişletir. Kaygıyı teskin eder ve tansiyonu düzenler. Kalp hastalıklarına iyi gelir.
Aytaşı: Duru ve sezgi hassalarını güçlendirir. Kramplara iyi gelir. Yıldızı düşük olanların kullanması gereken bir taştır.

Kaplan gözü: Sahiplenme arzusunu güçlendirir. İnsanın kendisini işine vermesini sağlar, konsantrasyonu güçlendirir.

Akik (Kırmızı kalsedon) : Uğur ve bereket taşıdır. Donuk akik, kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde erkeklik bezini, kadınlarda yumurtalıkları korur.
Kalsedon (Mavi akik) : Düşünce yeteneğini kuvvetlendirir. İyi konuşmayı sağlar. Renginden dolayı nazar için de iyidir.

Zebercet (Peridot) : Kalp çarpıntılarına ve sebebi bilinmeyen korkulara iyi gelir.

Kehribar (Amber) : Guatr, astım, bronşit ve alerjiye karşı iyi gelir.

Opal: Sevgi ve şevkat simgesi olup, koşulsuz sevgi verme özelliğine sahip olanlar kullanabilir. Yoksa tarihteki gibi uğursuz taş olma özelliği ortaya çıkabilir. Eklem iltihabına iyi gelir.
Jadeyit: İyi ilişkiler ve dostluk simgesidir. Böbrek rahatsızlığından kaynaklanan ateşi düşürür.
Lapislazuli: Ruh beden arasındaki dengeyi sağlar. Ayrıca zihinsel berraklığa ve derin düşünmeye yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır.
Mercan: Solunum açıcı özelliği vardır.
Krizopraz: Depresif durumları rahatlatıcı özelliği vardır. Kişisel yetenekleri ortaya çıkarır.
Pirit: İrade gücünü arttırır. Diğer insanlarla armoni halinde çalışmayı gerçekleştirir.
Jasper: Sevgi ve inanç simgesidir. Karaciğer, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir.


www.esyav.com Kızılcahamam-Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı