ESYAV

Kızılcahamam-Çamlıdere

Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı.

2009 Mart-Nisan Bülteni


ESYAV BÜLTENİ

 


"Vakıflar, yöneticilerine Allah'ın birer emanetidir. Emanete ihanet ise büyük günahlardandır. Vakıf yöneticilerimizin bu güne kadar olduğu gibi bundan böyle de vakfımızın hizmetlerini gönüllülük bilinci içinde, maddi, manevi özverilerle geliştirip genişletmelerini ümit etmekteyiz. Çalışmak bizden başarı yüce Allah'tandır.

ESYAV'ın kuruluşundan günümüze kadar vakfımıza hizmet verenlere uzun, sağlıklı ve mutlu ömürler dileriz. Ölenlere yüce Allah'tan rahmet niyaz ederiz."

                             Kemal Güran

"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." Hadisi şerif

Vakfımız, Yüksek öğrenim öğrencileri burs ödemeleri için yardımlarınızı bekler.

Hesap Numaramız:

Türkiye Vakıflar Bankası 00158007285346288 nolu hesap.

"Hayır işleyiniz ki, kurtuluşa eresiniz." Ayet-i Kerime

www.esyav.com ziyaretçi sayısı

Online ziyaretçiler

Doç. Dr. Duygu ÖZOL

Fatih Üniversitesi Hastahanesi

ASTIM Hastalığı Nedir?

Astım, akciğerdeki havayollarını tutarak nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma ve daral­ma ile kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Astımda solunum yollarının şişmesi ve tıkaç­ların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellenir ve nefes darlığı oluşur. Bu bulgular alerjenlerin veya hava kirliliğinin bulunduğu ortamlarda ve gribal en­feksiyonlar, yoğun kokular, egzersiz gibi nedenlerle orta­ya çıkabilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre;
Dünyada yaklaşık 300 milyon astım hastası vardır ve her yıl 180 bin kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmek­tedir.
Türkiye'deki çocuk astımlı sayısı 1,5 milyon ve yetiş­kin astımlı sayısı ise 6 milyon civarındadır.
Değişen çevre şartları ile beraber Avrupa'da son on yıl içinde astım görülme sıklığı iki kat artmıştır. Benzer olarak Amerika'da da astım hastalarının sayısı 1980'den beri yüzde 60 fazlalaşmıştır. Ülkemiz içinde maalesef bu durum geçerlidir.
Astım tam olarak sebebi bilinmeyen, ancak bazı kalıtım­sal ve çevresel faktörlerin etkisi ile oluştuğu düşünülen bir hastalıktır. Astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu uyarılar has­talarda hırıltı ve öksürüğe yol açar. Ailesinde veya ken­dinde alerji öyküsü olanlarda astım görülme sıklığı daha fazladır. Bir ebeveyninde astım ve alerji öyküsü olan ço­cukta astım riski %33, her iki ebeveyninde astım ve alerji öyküsü olan çocukta astım riski %60'tır.
Bazı şikâyetleriniz var: öksürük, nefes darlığı, hırıltı. Bunlar zaman zaman tekrarlıyor. Merak ediyorsunuz: Ben astım mıyım? Unutmayın, her öksürük ya da hırıltılı so­lunum astım değildir. Ancak yine de önemsenmesi gere­ken belirtilerdir. Aşağıdaki mini testi uygulayıp, astım ile uyumlu bulgunuz olup olmadığını bulabilirsiniz.
Göğsünüzde zaman zaman hırıltı, hışırtı veya ıslık sesi duyuyor musunuz?
Özellikle geceleri /sabaha karşı nefes darlığı veya inat­çı öksürük ile uyanıyor musunuz?
Koşarken yâda hızlı hareket ederken öksürüyor veya göğsünüzde hırıltı duyuyor musunuz?
Şikâyetleriniz mevsimlere göre değişiyor mu?
Sigara dumanı, boya veya ağır kokular ile karşılaşınca öksürük, hırıltı veya nefes darlığı ortaya çıkıyor mu?
Soğuk algınlığı olduğunuzda hemen göğsünüze iniyor mu? iyileşmesi 3 haftadan uzun sürüyor mu?
Bu belirtileriniz varken, nefes açıcı ilaçlar ile yakınma­larınız düzeliyor mu?
Eğer bu sorulardan bir veya daha fazlasına evet yanıtı verdiyseniz, göğüs hastalıkları doktoruna muayene ol­manızda fayda vardır. Astım olup olmadığınızı ne kadar erken öğrenirseniz ileride akciğerlerinizde oluşabilecek daha kötü hasarlardan kendinizi o kadar erken korumuş olursunuz.
Astım tanısı, uyumlu şikâyetler ve muayene bulguları ile beraber, akciğer grafısi ve akciğerlerin solunum kapasite­sini değerlendirmek üzere solunum fonksiyon testlerinin yapılması ile konur. Astımın başka hastalıklardan ayırıcı tanısını yapmak için kan analizleri, boğaz veya balgam kültürü, gibi daha ayrıntılı ek testler yapılması gerekebi­lir. Ayrıca eşlik edebilecek alerjinin araştırılması için deri testleri veya bazı ek kan tahlilleri gerekebilir.
Astım her hastada aynı şiddette değildir. Hafif, orta ve ağır olabilir. Hastalığın ağır formlarında tedaviye cevap ver­meyen değişiklikler söz konusudur. Geri dönüşü olmayan bu patolojilerin ortaya çıkmaması için astımın zamanın-
Da teşhis edilip, uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir. Ayrıca tedavi edilebilir bir hastalıktan dolayı kişilerin ha­yatının sınırlanmaması, verim ve performansının düşme­mesi ve bazen öldürücü olabilen nöbetlere girmemesi için hastalığın biran önce teşhis edilip tedaviye başlanması en doğrusudur.
Astım kısa sürede gelip geçen bir hastalık değildir. Bu ne­denle hastanın yakınması olmasa da düzenli doktor kon­trolü gereklidir. Düzenli takiplerini yaptıran, ilaçlarını uy­gun ve yeterli dozda kullanan hastalar spor dâhil normal hayatlarını rahatlıkla devam ettirebilmektedirler.

Kaynak: http://www.aid.org.tr
Bu yazı Fatih Ü.Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından yayımlanan “Yaşama Sanatı” adlı derginin 11. sayısından alınmıştır.


www.esyav.com Kızılcahamam-Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı