Yakup Üstün
Eski Milletvekili
Bir Dost Geçti Bu Dünyadan
1951 yılında eğitim ve öğretime ilk açılan imam-hatip okulunun seçkin öğrencilerinden olan Kemal Güran, daha öğrencilik yıllarında yetenekleri ve çalışkanlığı ile temayüz etmişti.
Derme çatma imkanlarla eğitime başlayan imam-hatip okullarında ihtiyaçlar, sıkıntılar, hatta problemler birbirini takip ediyordu. Bu okullar daha iyi imkanlarla açılamıyor muydu? Burayı bitirenlere her hangi bir görev verilecek mi? Bu okullarda okuyanlar yüksek öğrenime devam edecek mi? Öğrencilerin ve velilerin kafalarında buna benzer sorular birbirini takip ediyordu. İşte bu sebeple herkes gözünü Ankara'ya dikmişti. Bu problemlerin çözüm yeri gerçekten de Ankara idi.
Diğer taraftan toplumda iki kesim bu okullara çok çarpık ve şüpheci açılardan bakıyordu.
Bir kesim “Bu oklulardan yetişenler eliyle, İslamı mihraptan yıkacaklar” diyor, diğer kesim ise bu okulların açılışını Atatürkçülük ve Cumhuriyet için bir tehlike sayıyordu.
Ankara İmam-Hatip Okulu ilk açılan yedi imam-hatip okulundan biri idi. Kemal Güran Ankara'da Başkentte okuyordu. O Ankara'daki arkadaşlarına rehberlik ettiği gibi diğer imam-hatip okullarında okuyanlar da onun ismini biliyorlar, zira istanbul'dan ve diğer okullardan Ankara'ya gelenler onu buluyor, O da bu misafirlere de rehberlik ediyor, beraberce bu okulların ihtiyaçlarını, problemlerini anlatmak üzere yetkililere ilgililere ulaştırıyorlardı.
Ben onun ismini 1957 yılında bu amaçla Ankara'ya İstanbul'dan gelen arkadaşlarımdan duymuştum.
Kemal Güran bu yönüyle bir lider ve aksiyon adamı idi. Liderlik elbette Allah vergisidir. Ne yazık ki Allah'ın verdiği bu yeteneği, çevreleri ve tembellikleri yüzünden kullanamayan nice insanlar vardır. Kendilerinde mevcut bu yeteneği, yolunu şaşırmadan, çalışarak geliştirenler, çevrelerine, millete ve memlekete faydalı hizmetlerde bulunmuşlardır.
Kemal Güran çalışkanlığı, istikameti, bir davanın yılmaz savunucusu olma heyecanı ile unutulmaz hizmetler üretmiştir.
633 sayılı Kanunun hazırlanması ve kabulü sırasında bir grup arkadaş ile yetkili
zevata destek olmak için çırpınmaları. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu günkü halde şekillenmesinde etkili olmuştur. Bu kanunun uygulanmasında, bu kanunun getirdiği birimlerin, kurulların oluşmasında, bu kanun gereği çıkarılması gereken tüzük, yönetmelik ve talimatların hazırlanmasında gösterdiği çaba ve gayret o günlerde yaşayan herkesin kabul ettiği bir gerçektir.
İmam-hatip okulu mezunlarının her tür yüksek öğrenim kurumuna girmesini sağlayan, Milli Eğitim temel kanununu çalışmaları sırasında çok aktif rol oynamış, mezkur 32 madde metni rahmetli Güran'ın kaleminden çıkmıştır. Gerek Diyanet İşleri Başkanlığının çeşitli kademelerindeki görevlerinde, gerek dernek, federasyon çalışmalarında gerekse Türkiye Diyanet Vakfındaki görevlerinde her zaman aktif, her zaman yapıcı bir rol oynamıştır. Diyanet, din eğitimi ve imam-hatip okulları ile ilgili toplantıların, komisyonların, seminerlerin hemen hemen tamamında rol almıştır, dersek mübalağa etmiş olmayız.
O bir dava adamı idi. Diyanet işleri Başkanlığı'nın olması gereken yere yükseltilmesi, imam-hatip okullarının geliştirilmesi, yaşatılması, genel din eğitimi problemlerinin sonlandırılması ve makul bir seviyeye ulaştırılması, hayatını anlamlı kılan en başta gelen idealleri idi. Doğduğu, büyüdüğü çevreye, Kızılcahamam'a olan ilgisi ve hizmetleri de ölünceye kadar devam etmiştir.
Onun mesaisi ile ortaya çıkan sonuçlardan konuyla ilgili herkes yararlanmıştır. 1965 Mayısında göreve başladığım zaman teftiş kurulu yeni kurulmuş, henüz bir geleneği ve birikimi oluşmamıştı. Her hangi bir kurs ve staj da görmemiştik. Bîr gün beni Teftiş Kurulu Başkan Vekili İbrahim Eken hocamız çağırdı. Huzuruna çıktım. Masasında bekleyen üç adet tahkikat dosyasını bana uzatarak "Bunları al tetkik et, dikkatlice oku, üst raporunu yaz, yarın bana getir" dedi. Dosyaları aldım fakat üst raporu bile lıenüz görmemiştim. Bu tereddütlerle yerime döndüm, teftiş kalemine gittim. Acaba daha önce tetkik edilen üst raporu yazılan dosya var mı, yok mu? Oradakilerle beraber araştırdık. İki adet dosya bulduk. Bu dosyalar Kemal Güran tarafından tanzim edilmiş, üst raporları yazılmış makama sunulmuş. Tam da benim aradığım model olduğunu gördüm Verilen dosyaları iyice okudum, üst raporlarını Kemal Beyin hazırladığı örneklere bakarak yazdım Eken hocaya sundum. Hoca bu çalışmayı; sekil, tertip, Türkçe yönünden çok beğendi. Bekleyen diğer dosyaları da vererek onları tamamlamamı istedi.
Merhum Güranla yarım asra yakın bir beraberliğimiz, mesaimiz oldu. O şahsen
benim için bir arkadaştan öte, bir gönül dostu, bir dava arkadaşı, bir iman kardeşi idi. Son nefesime kadar onun aziz hatırası ile yaşayacağım.
Tatlı sohbetleri, gözlerinden yaşlar akarak anlattığı tatlı fıkraları, zaman zaman dinlenmek için beraberce söylediğimiz ilahilerle geçen güzel günleri unutmak mümkün mü?
Onunla ebedi dünyada da beraber olacağıma inanıyorum. Nur içinde yatsın.
