Yrd. Doç. Dr. Sevsen CEBECİ
Yrd. Doç. Dr. Bünyamin IŞIK
Kış Hastalıklarına Karşı Dikkatli Olalım
Kış mevsiminde yaşanan soğuk havaya bağlı olarak nezle, grip, farenjit, larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürre gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Enfeksiyonlar özellikle, çocukları, yaşlıları, hamileleri, kronik sağlık sorunları olanları olumsuz etkilemektedir. Kış mevsiminde soğuk havaya uyum sağlamak için vücut daha fazla enerji harcamaktadır. Bu enerji ihtiyacı karşılan-madığında vücut direnci düşmekte, enfeksiyonlara yatkın hale gelmektedir. Soğuk kış iklimde yaşayan ve yıllarını geçiren insanların soğuk havaya uyumuyla ılıman iklimde ve zaman zaman soğukta yaşayan insanlarınuyumunun farklı olduğu belirtilmektedir.
Soğuk, özellikle akciğerin akut veya kronik tüm hastalıklarını tetikler. Bronşit, astım gibi sağlık sorunları daha sık görülür. Kışın ortaya çıkan hava kirliliği de soğukla birleştiğinde sorun büyümektedir. Ülkemizde 4 milyon civarında astımlı olduğu tahmin edilmektedir. Astımda nefes darlığı, hırıltılı (hışırtılı) solunum, göğüste sıkışma hissi ve öksürük (genellikle kuru tipte) tipik yakınmalardır. Hırıltılı solunum, aksi kanıtlanıncaya kadar astım olarak kabul edilmelidir. Soğuk algınlığı sonrası üç haftadan uzun süren öksürük dönemleri ve "her üşütmenin göğse indiği" öyküsü astımı düşündürmelidir. Hastalık bazen sadece öksürükle seyredebilir, öksürüğün inatçı olması ve uykudan uyandırması tipiktir. Havadaki ani nem ve ısı değişiklikleri, hatta rüzgâr bile astım belirtilerini başlatabilir. Genellikle serin ve yağışlı havalarda yakınmalar artar. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlarda va kirliliği önemli sorun yaratır.
Tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen en fazla ölüme neden olan hastalıklar arasındadır, halen ölüme yol açan hastalıklar arasında beşinci sırada yer almaktadır. Özellikle, bebekler, yaşlılarda ve bilinen başka bir hastalığı olan kişilerde zatürre daha ölümcül olabilmektedir. Dünyada her yıl 5 yaşın altında 10 ile 12 milyon çocuk zatürree nedeniyle ölmektedir. Bu ölümlerin %90'ı gelişmekte olan ülkelerde olmaktadır. Ülkemizde 1-12 aylık bebek ölümlerinin %48'inden zatürree sorumludur. Bir ile dört yaş grubunda bu oran %42'dir.
Zatürrenin oluşumunda bakteriler ve virüsler önemli rol oynar. Bakterilerden kaynaklanan enfeksiyonlar, yeni doğan bebeklerden yaşlı kişilere kadar her yaş grubunda görülebilir. Alkol bağımlıları, yeni ameliyat olmuş hastalar, kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerin zatürreeye yakalanma riski daha yüksektir. Ateş, titreme, öksürük, san veya yeşil renkte balgam çıkarma, göğüs ağrısı ve terlemeyle kendini gösterir.
Çocuklarda zatürree belirtileri çocuğun yaşma ve zatürreeye yol açan etkene göre değişim gösterebilir. Zatürreesi olan çocuklarda bazen tek bulgu hızlı soluma olabilir! Zatürree akciğerlerin karna yakın alt kısımlarını etkilediğinde, solunum sistemi ile ilgili hiçbir bulgu olmaksızın çocuklarda sadece ateş, karın ağrısı ve kusma şikâyeti olabilir!
Zatürreelerin yarısı virüslerden kaynaklanır. Virüslerden kaynak-lanan zatürreeler kısa sürede iyileşir. Ancak grip virüsü ağır zatürreeye yol açabilir, altta yatan kalp, akciğer hastalığı olanlarda ve gebelerde ölüm nedeni bile olabilir. Belirtileri ateş, baş ağnsı, kuru öksürük, kas ağnsı ve halsizlik gibi gribal enfeksiyonlarda görülen belirtilerdir.
Zatürree ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur. Erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanmasının ölümleri azalt-tığı bilinmektedir.
Kış Hastalıklarından Korunma Tedbirleri
Kış mevsiminde enfeksiyonlar ağır geçtiği için korunma tedbirlerine özen gösterilmesinde yarar vardır. Akciğer hastalıklarını önlemenin en iyi yolu sigara içmemektir. Eğer sigara içmiyorsanız başlamayın. Eğer içiyorsanız kesinlikle bırakmayı ciddiyetle düşünmelisiniz. Yaşlı, çocuk, kalp, astım, diyabet gibi sağlık sorunları olan kişilere havanın çok soğuk olduğu günlerde mecbur kalmadıkça sokağa çıkmaları önerilmemektedir.
Sabah kahvaltılarına ve enerji verecek mevsim meyve ve seb-zelerine ağırlık verilmelidir. Aç kalmamaya özen gösterilmelidir. Son çalışmalarda vitamin desteklerinin hastalığı azaltmadığı saptan-mıştır. Önemli olan kan şekerinin düşük olmamasıdır.
Astımı olanların ilaçlarını düzenli almaları, mecbur kalmadıkça dışan çıkmamaları, hava kirliliğinden, soba ve kömür etkisinden sa-kınmaları gerekmektedir. Soğuk ve kuru havada yapılan egzer-sizlerde semptomlar çok daha belirgin olurken, aynı yoğun-luktaki egzersiz sıcak ve nemli bir ortamda yapılacak olursa semptomlar daha hafif olmaktadır.
Doktor tarafından gerekli görülmedikçe, antibiyotik kullanımı gereksizdir.
• Sigara içmeyin.
• Kalabalık mekanlardan uzak durun.
• Ellerinizi sık yıkayın.
• Vücut savunmalarınızı zayıf
bırakmayın (aşırı yorgunluktan ve
açlıktan kaçının).
Bu yazı Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yayınla-nan “Yaşama Sevinci” adlı derginin 11. sayısından alınmıştır.
Kaynaklar: http:/hvww.olympws.org.uMomVıhcuments/OMl/AvoUlingJVınterJllness.pdf
